Menu
Sepet

İLİŞKİLERDE SEDONA YÖNTEMİ(İLİŞKİLERİN SİHRİ) RSS Besleme

İLİŞKİLERDE SEDONA YÖNTEMİ-İlişkilerin Sihri

Çok yakın ve özel ilişkilerin bazısının neden yürüdüğünü, bazısının da neden yürümediğini; neden birçoğumuzun farklı bir dizi insanla, sanki aynı ilişkiyi sürdürüyor gibi göründüğünü; bazı insanlar kolaylıkla eş bulurken, bazılarının neden mücadele ettiğini bu konu ışığında çözebilir ve anlayabiliriz.
Bu yöntemi kullandığınızda daha sevgi barındırmayan hislerden özgürleşir, hem kendinize hem de herkese karşı daha sevecen olursunuz.
Ne kadar sevecen olursanız ilişkileriniz de o kadar başarılı olur ve mükemmel eş için de o kadar çekici hale gelirsiniz. Bu bölümdeki çalışmalar şimdiki ve gelecek zamandaki ilişkilerinizi geliştirecektir.

Sevgiyi Hep Yanlış Yerlerde Aramaktan Vazgeçin

Çoğumuz sızdıran bir kabı dolduracak kadar sevgi talep eder dururuz.
Dışsal bir kaynaktan sevgi alıyormuş gibi göründüğümüzde özellikle de başka bir insandan, sevginin kendi dışımızda bulunabileceği inancı daha da güçlenir.
Bu yüzden sevgi ya da onay alma hissinin doğasında bir ''sızma'' vardır.
Yaygın sızıntılar sevgiyi kaybetme korkusunu, sevgisine ihtiyaç duyduğumuzu hissettiğimiz kişilere gücenmeyi ya da kızmayı ve doğamız gereği zaten olduğumuz sevgiyi görmemek gibi basit bir eylemi içerir.
Sadece sevgi almak yerine, karşılıklı sevmenin yollarını ve sevgi almaya ek olarak, karşılıklı sevgi vermenin yollarını ararsak, bırakma işlemini hızlandırmış oluruz.

Hangi türden olursa olsun, -bir hayat arkadaşı, dost ya da aile üyesi ile- özel bir ilişkiniz varsa, siz elinizden geldiğince sadece o kişiyi olduğu gibi sevebilme noktasına ulaşabilirseniz, o zaman her ikinizde rahatlayabilir ve birbirinize karşı daha gerçek, güvenilir ve doğru olabilirsiniz. Bu çok daha sağlıklı daha tatmin eden etkileşimler sağlar.

İlişkileri geliştirmeye yönelik, çoğu kez gözden kaçırılan önemli anahtarlarımız vardır.
Bunlardan biri; Karşılıklı Olma İlkesidir.
Eğer ikili ilişkilerinizde içsel ya da dışsal karşılıklı olmayan bir şey yapıyorsanız, bu sadece her ikinizin de sinirinizi bozacaktır.

Gerçekten besleyici ve destekleyici olabilmesi için, sevginin koşulsuz olması gerekir.
Kendinizden ne kadar çok verebilirseniz ve ilginizi karşılığında hiç bir şey istemeden verebilirseniz, o kadar mutlu olursunuz.
Bunun yerine çoğumuzun ilişkileri takasa dayanır.
''Benim için bunu yaparsan ben de senin için şunu yaparım”. Takas ticarette harika iş görebilir, ancak gerçek sevgi bir iş anlaşmasından çok daha fazlasıdır.

Gerçek sevgi ya da ilgi, her zaman her iki eşi de desteklemelidir. Eğer bir taraf diğerine kendi içsel hesapları yüzünden veriyorsa, bu vermek değildir. Böyle durumlar birbirine bağımlılık hatta taciz yaratabilir.  Bu nedenle verdiğiniz zaman, hem vermenin tadını çıkarttığınızdan, hem de istenilen bir şey verdiğinizden emin olun. Bu hep diğer kişinin istediğini yapmanız gerektiği anlamına gelmez; hep kendi istediğinizi yapmak anlamına da gelmez

Bunun anlamı, ilişkide karşılıklı kazanç sağlayacak yolların keşfedilmesi için kendinize izin vermektir.
Ya eşiniz zaten mükemmelse?
Yepyeni bir ilişki başında değilseniz, başlangıçta (balayı dönemi de denilen süreç), deneyimlediğiniz sevgi, ilgi ve haz şimdilerde büyük bir olasılıkla anı olmuştur bile.
Peki geriye baktığınızda balayındaki deneyimleriniz ile, şimdi yaşadıklarınız arasındaki fark nedir?
Basit; İlişkinizin başında eşinizi olduğu gibi sevmiş ve kabul etmiştiniz. 
Hatta eşinizi bazı özelliklerinden ötürü sevmiş de olabilirsiniz, bu özellikler -ya da belirli nitelikler- sizi bugün deli etse bile.
Şu düşünce çok yaygındır; Eşimi başlangıçta seçmeme ve ondan etkilenmeme neden olan özelliği, şu an ayrılmamıza da neden olan özelliklerinden oldu.
Örneğin; Çok açık sözlü ve direk olan eşinizin bir gün bu açık sözlülüğü ve dobralığı başınıza dert olabilir ya da sizi sıkabilir.
Bu nasıl böyledir? 
Bir ilişkiniz tatsızlaşmaya başladığı nokta, eşinizin bir şeyi belli bir biçimde söylediği ya da yaptığı ya da davrandığı ve sizin de bunu artık içsel olarak kabul etmeyi reddettiğiniz noktadır. Siz o zaman o belli davranışa ya da özelliğe direnmeye başlarsınız; ama aynı zamanda o kişinin onu yeniden sergilemesini de beklersiniz.
Biz kişilere ilişkin değiştirmek -ya da direnmek- istediğimiz şeyleri aslında kafamızda içsel bir listesini çıkarmaya ve sonra da gerçekte yaptıkları her şeyi o listeyle karşılaştırmaya başlarız.
Eğer davranışlar ve tutumlar listemizdeki maddelerle uyuşursa yanına içsel işaretimizi koyarız ya da daha çok direniriz. Böyle bir liste bir kez başladı mı, ona sürekli yeni maddeler aranır durulur. Ve bu sürecin tümü genelde kontrolden çıkar ve ayrılıkla, boşanmayla ya da her iki eşi de hiç desteklemeyen bir ilişkiye razı gelmekle son bulur.
Bu kalıbı kırmanın yolu ve balayınızı sonuna kadar uzatmanın yolu basittir: Her şeyden önce listenizi yakın.
Şimdiki ilişkinizi mahvetmeye kararlı iseniz, listenize eklemeler yapmak ve sürekli ona başvurmak sadece bela aramak demektir. Eşinizin nasıl değişmesi ya da düzelmesi gerektiğini belirlemek yerine, onda seveceğiniz, takdir edeceğiniz şeyleri arayıp bulma alışkanlığı edinin. İlişkinizin dinamiği böylece tümüyle değişir.
Bu işlem, sizin eşinizle, onun yapmasını tercih etmediğiniz şeyler hakkında sevecenlikle iletişim kurmanın yerini elbette ki almaz. Ayrıca sizin ya da eşinizin açıkça yıkıcı olan davranışlarına göz yummayı sürdürmenizi de elbette ki haklı çıkarmaz.
Bu işlem ile sadece dengeyi yeniden balayınızın keyfini çıkarttığınız hale getirmeye başlarsınız. Sevecen ve huzurlu ilişki için alan açarsınız.
Hoşlanma/hoşlanma işlemi de mükemmel bir ''liste yakıcısı''dır.
İlişkileri desteklemek üzere serbest bırakmak

Bu bölümün geri kalanında, özel ilişkilerimizle ilgi sorunları, yepyeni işlemlerle ve ayrıca tüm Sedona bölümünde önceden de bahsettiğim işlemlerle çok yönlü, genişletilmiş ve detaylı olarak ele alacağız.
Böylelikle serbest bırakmalar adına, kafanızda tam oturmamış bazı noktalar varsa bile, ilişkiler bölümündeki alıştırmalarla bunların daha açıklık kazanacağını düşünüyorum.
Bu alıştırmalarla çalışırken geliştirmek ya da düzeltmek istediğiniz bir ilişkiye, bitirmek istediğiniz eski bir ilişkiye ya da sizin için gerçekten uygun olacak yeni bir ilişkiye odaklanabilirsiniz.
Bu bölümdeki etkinliklerin sadece bir kaçını keşfetseniz bile, ilişkilerini geliştirmiş olan binlerce insanın arasına kolaylıkla katılabilirsiniz.

Ana ve babanızın ötesine geçmek

Ana ve babalarımız ilişkiye bakışımızı önemli ölçüde etkilerler. Gerek birbirleriyle (ayrı değillerse) gerekse sizinle olan ilişkileri açısından onlar bizim ilk modellerimizdir.Bu nedenle ilişkilerde tam bir özgürlük için, ana babanızla olan ilişkinize ya da onların birbiriyle olan ilişkisine odaklanarak başlayın.

Bu ilişkiyle ilgili direndiğiniz ya da değiştirmek istediğiniz herhangi bir şey var mı? 
Ya da kendinize model aldığınız herhangi bir şey var mı?

O içinizde bir onay, kontrol etme, güvence isteği tetikliyor mu?
Hangi istek olursa olsun: Onu bırakmak için kendinize izin verebilir miydiniz?

Her iki ebeveyninizle ya da onlardan biri ile olan ilişkinizde ya da onların birbiriyle olan ilişkilerinde değiştirmek istediğiniz bir şey bulun.

Onu değiştirmek isteğini bırakabilir miydiniz?

Ana babanız ile olan ilişkinizde ya da onların birbiriyle olan ilişkilerinde değiştirmek istediğiniz başka bir şey var mı?

Eğer varsa onu değiştirmek isteğini bırakabilir miydiniz?

O ilişkilere bir daha bakın. Anne ya da babanızla olan ilişkinizde ya da onların birbiriyle olan ilişkisinde hoşlanmamış olduğunuz ya da şimdilerde hoşlanmadığınız ve değiştirmek istediğiniz bir şeyin olup olmadığına bakın.

Onu değiştirmek istemeyi bırakabilir miydiniz?

Şimdi Ana ya da babanızla olan ilişkinizde ya da onların birbiriyle olan ilişkisinde, bu yaşantınızdaki tüm ilişkilerinizi bir şekilde etkilemiş olan, başka bir şey daha var mı?

Bu önceki ilişkilere ya direnç göstererek yaşadığınızı ya da onları kendinize -işe yaramamış olsalar da- model aldığınızı aklınızda bulundurun.

Elbette Ana ve babanızla çok sağlıklı bir ilişkiniz de olmuş olabilir.
Bu ilişkiyle ilgili bu çalışmaları yapmak, ilişkinin sadece daha da iyi olması anlamına gelir.
Ana ya da babanızla olan ilişkinizde ya da onların birbiriyle olan ilişkisi hakkındaki genel hislerinizin ne olduğuna bakın.

O hissin altında onay, kontrol etmek ya da güvence istemek yatıyor mu?

Hangi istek olursa olsun: Onu bırakmak için kendinize izin verebilir miydiniz?

Şimdi bir de ilk yıllarınızda yaşıtlarınızla, ilk arkadaşlarınızla kurmuş olduğunuz ilişkilerde hoşlanmadığınız ya da değiştirmek istediğiniz bir şeyin olup olmadığına bakın.
Eğer varsa onu değiştirmek isteğini bırakabilir miydiniz?

İlk yıllarınızda yaşıtlarınızla, kurmuş olduğunuz ilişkilerde değiştirmek istediğiniz başka bir şey var mı?

Belki utangaçtınız ya da birlikte büyüdüğünüz çocuklarla iletişim kurmak zordu.

Eğer böyle bir şey varsa onu değiştirmek isteğini bırakabilir miydiniz?

İlk yıllarınızda yaşıtlarınızla, kurmuş olduğunuz ilişkilerde şimdi direndiğiniz başka bir şey var mıydı?

Ona ilişkin herhangi bir onay, kontrol isteme ya da güvence isteme duyusu var mı?

Eğer varsa onu bırakmak için kendinize izin verebilir miydiniz?

Yetişkinlik kalıplarımızın çoğunun başlangıcı ilk yıllarımızın ilişkilerine dayanır. Şimdi bazı temizlemeler yapmak, deneyimlerinizin tümüyle değişmesine neden olabilir.
Korkudan sevgiye geçmek

Korku bizi ilişkiler alanında geri tutan şeylerden biridir. 
Biz kendimizi adamaktan korkuyor olabiliriz ya da incinmekten korkuyor olabiliriz. Ama korkuyu salıverirken daha derinlere inecek olursanız, şimdi içinde bulunduğunuz ilişkide tümüyle var olabilmeniz için ya da o mükemmel kişiyi bulmanız ve ona sahip olmanız için özgürleştiğinizi göreceksiniz.
Onay, kontrol etme, güvence istemeye ek olarak kullanabileceğimiz korkuları bırakma yöntemlerini daha önce görmüştük. Şimdi ilişkilerdeki korkular üzerine bırakmalar üzerine örnek vereceğim.

İçinde bulunduğunuz ilişkide ya da size göre ideal olan bir ilişkide olmasından korktuğunuz şey nedir?

İlişkiler hakkında ya da bu ilişkinizde korktuğunuz şey nedir?

Onun olmasını istemeyi bırakabilir miydiniz?

İçinde bulunduğunuz ilişkide ya da genelde ilişkilerle ilgili olmasından korktuğunuz başka bir şey daha bulun.

Onun olmasını istemeyi bırakabilir miydiniz?

Bu soruları 4 ya da 5 kez yineleyin ve ortaya çıkan her tür korkuya kabul verip onları serbest bırakın.
İçinde bulunduğunuz ilişkide ya da kurmayı düşündüğünüz bir ilişkide olmasından korktuğunuz bir şey ortaya çıktığında, onu anında yakalayın; o korkunun tezahür etmesini istemeyi sadece bırakıp bırakmadığınıza bakın.

Korkunuzun bilinçli olarak arzuladığınız bir şey olmayabileceğini lütfen anlayın.
Ama bilinçaltındaki korkularımız olacaklara ilişkin ''kendini borçlu hissetmek'' le ilgili olduğundan, ilişkiler hakkında sahip olabileceğiniz her türlü korkuyu serbest bırakmanızı gerekli kılar.
İlişkilerde hoşlanma hoşlanmama işlemi
Belli bir ilişkinin tıkanıp kalmasına ya da doyurucu ilişkiler kurmada sizin genelde sıkışıp kalmanıza neden olabilecek türlü bağlılıkların ve nefretlerin üzerinde çalışalım.

Hoşlandığımız ve hoşlanmadıklarımız arasında gidip gelinerek serbest bırakmalar yapılır. Ve eğer o anda aklınıza hoşlandığınız ve hoşlanmadıklarınız hakkında bir şey gelmez ise bu duruma ilişkin hisler de salıverilir.

Bu kez kısa örneklerle anlatacağım.
1)Şu anda içinde bulunduğunuz ya da geçmişteki ve yahut gelecekte olmasını umduğunuz bir ilişkiyle ilgili hoşlandığınız bir şey nedir? -Kibar olması.
O sizde bir onay, kontrol etme, güvence isteğinizi tetikliyor mu?
-Evet. Daha onaylanmış/sevilmiş hissederim.  (net kısa ve yorumsuz)
Hangi istek olursa olsun onu sadece özgür bırakabilir miydiniz?
Tamam ya da evet ya da tabi ki ya da neden olmasın?(net ve kısa ve yorumsuz)
Şu anda içinde bulunduğunuz ya da geçmişteki veyahut gelecekte olmasını umduğunuz bir ilişkiyle ilgili hoşlanmadığınız bir şey nedir?-Düşüncesiz olması.
O onay kontrol etme güvence isteğiyle mi ilgili?
Düşüncesiz olunca Onaylanmamış, güvensiz hissederim, düşünceli olsun bence. (net kısa yorumsuz)
Onu sadece özgür bırakabilir miydiniz?(Her istek için ayrı ayrı sorulacak)-Evet.
2)İlişkilerle ilgili hoşlandığınız şey nedir?-Çalışkan olması.
O onay kontrol etme güvence isteğiyle mi ilgili?
-Çalışkan olunca hep başarılı olur para kazanır güvende oluruz. 
Onu bırakmak için kendinize izin verebilir miydiniz?-Evet
İlişkilerle ilgili hoşlanmadığınız şey nedir?-Çapkın olması.
O onay kontrol etme güvence isteğiyle mi ilgili?
-Çapkın olmaz ise sadık olur, hep benimle olur, yanımda bulunur.
Onu bırakmak için kendinize izin verebilir miydiniz? Evet-(her istek için ayrı ayrı sorulacak.)
3) İlişkilerle ilgili hoşlandığınız şey nedir?-Üzerime düşmesi
O onay kontrol etme güvence isteğiyle mi ilgili?
-Öyle olunca çok seviyor olur, daha güvende hissederim.
Onu bırakmak için kendinize izin verebilir miydiniz? Evet-(her istek için ayrı ayrı sorulacak)

İlişkilerle ilgili hoşlanmadığınız şey nedir?-Gene üzerime düşmesi
O onay kontrol etme güvence isteğiyle mi ilgili?-Çok düşer ise sıkıcı olur. 
Onu bırakmak için kendinize izin verebilir miydiniz?-Evet.
Yukarıdaki soruları 8-9 kez yineleyin.
Her sayı bir hoşlanma-hoşlanmama çiftidir. Bunu daha rahat görün diye numaralandırdım.
Bu işlem, sizi ideal ilişkinizden alıkoyan şeyleri eritip yok etmenin güçlü bir yoludur.
Olanı kabul etmek
Eşinizi/arkadaşınızı/anne ve babanızı olduğu gibi kabul etmek kendinizi aradığınız sevgiye açmanızı sağlayacaktır.
Eğer şu anda bir ilişkiniz varsa onu sadece kabul etmek için kendinize izin verebilir miydiniz?
Geçmişte olmuş olanları ve aynı zamanda gelecekte olması olası olanları kucaklayabilir miydiniz?
Şu anda olanı kucaklamak için kendinize izin verebilir miydiniz?
Sadece olmasına izin verebilir miydiniz?
Yaşantınız için herhangi bir şey yaratmanızı sağlayan en etkili kaynak şu anki haliyle her şeyin mükemmel olduğu duyusuna sahip olmaktır.
Bu, seçeneğiniz olsa bile başka bir şey seçmeyeceğiniz anlamına gelmez. Ama şu anda olana kabul verebilirseniz, onu kucaklayabilir ya da ona izin verebilirseniz; bu size ilişkinizin enerjisini değiştirmeniz için mükemmel bir güç kazandırır. Ve siz hem o ilişkiyi olduğu gibi sevebilir, hem de kendinizi daha olumlu bir ilişkiye açabilir hale gelirsiniz.

Peki, şu anki ilişkinizde olanları kucaklamak için kendinize izin verebilir miydiniz?
O ilişki her nasılsa onun öylece olmasına izin verebilir miydiniz?

Onun olduğu gibi olmasının iyi olduğunu bilin, o bilme hali daha iyi bir olasılığı içinde barındırır.

Her şeyin yolunda olduğunu bilerek şu anda rahatlamak için kendinize izin verebilir miydiniz?

Rahatladıkça ve sadece şu anda bulundukça, hem kendinizi daha iyi hissedeceksiniz hem de ilişkiler açısından çok daha iyi bir yerde olacaksınız.
Birlikte olmaktan hoşlandığınız kişilerin içsel olarak rahat ve dingin kişiler olduklarını fark etmişsinizdir. Onlar gergin ya da tedirgin değildirler. Günün her anında ne kadar rahat ve kendi özgün benliğiniz olabilirseniz, ilişkilerinizi de o kadar geliştirebilirsiniz. Rahat ve dingin olmak doğaldır ve siz her serbest bıraktığınızda yüzeyin hemen altında var olan o alana ulaşabilirsiniz.
Şimdi bir dakika durun ve üzerinde çalıştığınız ilişkiler ile ilgili sadece bir kaç dakika öncesine göre nasıl daha iyi hissettiğinizi fark edin.

Not: Bu çalışma aynı zamanda kendimizi ve başkalarını affetmenin de önünü açar. Olanı kabul etmek pratiğine sahip olabilirseniz tüm yaptığınız çalışmalarınızın daha etkili olduğunu ve hedeflerinizin daha hızlı gerçekleştiğini görürsünüz.
İlişkimizdeki kişiye ilişkin detaylı temizleme işlemi

Bu işlem sizi sevecen ve daha huzurlu bir hale getirerek en zor durumları bile dönüştürmenize yardımcı olur.
Önceleri etkilendiğim, öfke duyduğum, kırıldığım, üzüldüğüm, sinir olduğum ilişkilerde bu çalışmayı yapmak, olaya daha boş ve rahat yaklaşmama ve tüm olumsuz duygularımın şiddetinin giderek azalmasına neden olur.
Öyle bir hale gelir ki alışkanlık olan o duyguları ararım ve bulamam. Tıpkı önceden giydiğim bir elbiseyi hatırlar ve bulur gibi nötr olurum. Bazen duruma göre karşıdaki kişiye daha sevecen ve anlayışlı yaklaşmaya da sebep olabilir. Kısacası ilişkilerin gelişmesi değişmesi için alan açar.

Çalışırken dikkat etmeniz gereken noktalar vardır.
''Bu kişi sizi kontrol etmeye çalıştı mı?'' diye sorularla karşılaştığınızda, farkındalığınıza gelen hislere kabul verin. Bu en basitinden, en sanalına kadar her hangi bir deneyim olabilir.
Örneğin ''Evden dışarı çıkmama engel olmaya çalışıyor'' ya da ''İlişkide daha itinalı olmamı istediğini düşünüyorum'' gibi şeyler olabilir.
Kontrol isteme duyusuna kabul verildiğinde, o hisse karşı koymadan odaklandığınızda onun eridiğini yok olduğunu fark edin.
İkinci olarak serbest bırakmayı kendiniz için gerçekleştiriyorsunuz. Bunu eşiniz, potansiyel eşiniz için yapmıyorsunuz.
Üçüncüsü, bu çalışmayı eşiniz, dostunuz, akrabanız, anneniz, babanız, evladınız için yapabilirsiniz.
Aynı zamanda geçmişte yaşanmış ve bitmiş olan bir ilişkinin etkilerini temizlemek veya gelecekte olmasını ümit ettiğiniz bir ilişki adına da çalışabilirsiniz.
Anne ve babayla olan temizleme işlemini özellikle uygulamanızı tavsiye ederim. Çünkü bu ilişkiler bizim tüm ilişkilerimizi ve hayatımızı şekillendiren ilişkilerdir.

Kişilere yönelik bu detaylı serbest bırakma işleminde, serbest bırakmanın ve temel istek kavramlarının nasıl hisler olduğunu ve amacının ne olduğunu burada kendinize yönelttiğiniz aşağıdaki sorulardan faydalanıp daha rahat içselleştirmeye başlayacaksınız.

Rahatlayıp içinize odaklanarak başlayın.
Şu anda bazı serbest bırakmalar yapmak istediğiniz kişiyi, aranızda ilişkiyi geliştirmek istediğiniz kişiyi, düşünün ya da şu anda ilişkiniz yoksa o zaman geçmişteki zor bir ilişkiyi temizleyin.
Sizde hâkim olan duyguları kullanarak onları zihin gözünüzde görün. Onları görebilir, hissedebilir ya da onlarla ilgili bir anlatım duyabilirsiniz; hangisi olduğu hiç fark etmez. Hepsi etkilidir.

Size tavsiyem, başlangıç için çok sorunları olmayan bir ilişkinizi seçerek başlayın.

1) Kontrol etmek istemek bölümü

1)O kişi sizi kontrol etmeye çalıştı mı?
Eğer öyleyse sizin de onu kontrol etmek istemenizi serbest bırakabilir miydiniz?

(Bir konuda, bir kişinin sizi kontrol etmeye çalışmasını hissettiğiniz an, aynı konuda otomatik olarak sizin onu kontrol etmeye çalışmanız da meydana gelmiş olur. Bunun tersi de geçerlidir. Bu etkileşim hep bir arada aynadaki yansıma gibidir. Etki ve tepki gibidir. Çalışmanızda aynı konuda kendi tepki kontrolünüzü hissedemiyorsanız başka bir konu da bunun yerini alabilir)
Siz o kişiyi kontrol etmeye çalıştınız mı?
Eğer öyleyse onu kontrol etmek istemenizi serbest bırakabilir miydiniz?
Bu ilişkiyle ilgili aklınıza gelen tüm kontrol etme hislerini gerektiği kadar bırakın. Hazır olduğunuzda bu dizinin diğer sorusuna geçin.

Bu kişiye olduğu gibi olma hakkını bağışlayabilir miydiniz?
Sadece bağışlayabilir miydiniz?
Bu kişiye olduğu gibi olma hakkını bağışlar mıydınız?
Bu, sadece basit yalın bir karardır bunu hatırlayın. Bu, özgürlüğü seçmektir.
Bu kişiye şimdi olduğu gibi olma hakkını bağışlıyor musunuz?
2) Onay istemek bölümü/Kabul
Bu kişide hoşlanmadığınız ya da onaylamadığınız bir şey var mıydı?
Eğer öyleyse bu kişiden sevginizi esirgemeyi bırakabilir miydiniz?
(Burada amaç o kişiyi olduğu gibi kabul etmektir. Sevmek onun yaptıklarını haklı bulmak değildir. Sevginizi ısrarla ve size zararlı bir çabayla esirgemeyi sürdürmeyi bırakmaktan bahsediliyor. Sevmek ya da kabul etmek bazı durumlar için zor olabilir. Bu konuda tam başarılı olamazsanız konuya takılı kalmayın; çalışmanızın mutlaka yararı oluyordur; bunu hep hatırlayın. Alıştırmanın her adımını tek tek açıklamalarıyla özenle takip edin.)
Bu kişinin sizde hoşlanmadığını düşündüğünüz ya da onaylamadığı bir şey var mıydı?
Eğer öyleyse onun sizi onaylamasını istemeyi bırakabilir miydiniz?

Gerektiği kadar bu soruları da yineleyin. Hazır olduğunuzda bu dizinin diğer sorusuna geçin.
Onu kabul etmenize ya da sevmenize izin verebilir miydiniz?
Yine bunun sadece bir SEÇİM olduğunu anımsayın.
Bu kişiye şimdi sadece sevgi ya da kabul hisleri besliyor musunuz? 
Eğer yanıt ''Hayır'' ise devam edin.
Yanıt ''Evet'' ise de kendi tercihinize göre devam edebilirsiniz.
3) Güvence istemek bölümü/İyilik
Bu kişi size meydan okudu ya da karşı çıktı mı? Ya da sizi tehdit etti mi?
Bu sizde herhangi bir güvence ya da hayatta kalma duyusunu tetikliyor mu?
Eğer öyleyse bunu sadece bırakıp bırakmadığınıza bakın.
Siz bu kişiye meydan okudunuz mu ya da karşı çıktınız mı ya da onu tehdit ettiniz mi?
Eğer öyleyse ona meydan okumayı, ona karşı çıkmayı ya da onu tehdit etmeyi bırakabilir miydiniz?
Bu kişi size meydan okudu ya da karşı çıktı mı? Ya da sizi tehdit etti mi?
Eğer öyleyse bunun sizde tetiklemiş olabileceği güvence ya da hayatta kalma isteğinizi bırakabilir miydiniz?
Siz bu kişiye meydan okudunuz mu ya da karşı çıktınız mı ya da onu tehdit ettiniz mi?
Eğer öyle ise kendinizi o şekilde korumak istemeyi bırakabilir miydiniz?
Bu soruları döne döne gereksindiğiniz kadar tekrar edin. Hazır olduğunuzda dizinin diğer sorusuna geçin.
Bu kişiyle ilgili sadece bir iyilik hissine ya da bir güven hissine sahip olmanıza izin verebilir miydiniz?
Bu kişiyle ilgili sadece bir iyilik, güven ve güvence hissine sahip olmanıza izin verir miydiniz?
Bu kişiyle ilgili sadece bir iyilik, güven ve güvence hissine şimdi sahip misiniz? 
Eğer sorunuzun yanıtı ''Evet” ise lütfen devam edin.
4)Ayrı olma/ Bir olmayı istemek bölümü

Bu kişi sizi reddetti mi, sizinle ilişkisini herhangi bir biçimde kesti mi, sizi itti mi ya da herhangi bir biçimde sizden ayrı olmaya çalıştı mı?
Eğer öyleyse onunla bir olma isteğini bırakabilir miydiniz?
Siz bu kişiyi sizi reddettiniz mi ilişkinizi herhangi bir biçimde kestiniz mi, ittiniz mi ya da herhangi bir biçimde ondan ayrı olmaya çalıştınız mı?

Eğer öyleyse onu reddetmeyi ve ayrı olmayı istemeyi bırakabilir miydiniz?

Bu soruları dönerek gereksindiğiniz kadar tekrar edin.
Hazır olduğunuzda dizinin diğer sorusuna geçin.

Şimdi bu kişiyle bir olduğunuz hissine, ''Sen bensin'' hissine sahip olmanıza izin verebilir miydiniz?
Bunun sadece bir SEÇİM bir SEÇENEK olduğunu anımsayın.
Bu kişiye ilişkin sadece bir olduğunuz hissine ya da ''Sen bensin'' hissine sahip misiniz?
Eğer yanıt ''Evet'' ise dinlenebilirsiniz. Yok, emin değilseniz bitirmeden önce bir kaç serbest bırakma daha yapmak isteyebilirsiniz.
İdeal ilişkinizi imgelemek
Rahatlayın ve ideal ilişkinizin nasıl bir görüntüye sahip olduğuna odaklanarak başlayın.
Her hangi bir şey imgelerken elinizden geldiğince tüm duyularınızı kullanmayı anımsayın. Zihinsel görüntüleri, fiziksel duyumsamalar ve seslerle birleştirin ve hayal gücünüze yardımı olacaksa kokuları da kullanın.
Peki, şu an içinde bulunduğunuz ilişki mükemmel olsaydı nasıl olurdu?
Şimdi içinizde ''hayır sen ona sahip olamazsın ya da olmamalısın ya da sen ona sahip değilsin'' vs. diyen bir şey var mı?
Bu onay kontrol etme güvence ya da hayatta kalmak istemekten mi kaynaklanıyor?
Hangi istek olursa olsun onu bırakabilir miydiniz?

Yine ideal ilişkinize şimdi ve burada sahip olduğunuzu imgeleyin. O neye benziyor nasıl bir sese sahip, nasıl hissediliyor? Görüntüyü elinizden geldiğince canlı kılın.
Bu kez ''bu mümkün değil, ona sahip olamazsın, olmamalısın ya da ona sahip olmayacaksın'' diyen bir düşünce, fikir ya da inancın içinizden yükselip yükselmediğine bakın.
O düşünce bir onay, kontrol etme, güvence ya da hayatta kalmak isteme duyusundan mı kaynaklanıyor?
Onu özgür bırakabilir miydiniz?
Şimdi ideal ilişkinizi yeniden imgeleyin.
Onun sadece olduğu gibi olmasına izin verebilir miydiniz?

İdeal bir ilişkiye sahip olmanın iyi olduğunu bilin.
Aynı zamanda da şu anki ilişkiniz ne haldeyse onu öylece kucaklayın.
Gevşemeniz ve ilişki konusunda rahatlamanız için kendinize izin verin.
Şimdi ve burada her şeyin iyi olmasına izin verin.
İdeal ilişkinize sahip olmak konusunda sizi tutan herhangi bir şey hissediyorsanız, onları sadece özgür bırakıp şu an da iyi olduğunuzu bilebilir misiniz?

İmgeleme çalışmasının yanı sıra, ilişki sorunlarınız için hedef işleminden de faydalanabilirsiniz.
Avantajlar ve dezavantajlar
Bu yöntem ilişkiler üzerinde serbest bırakmanın başka bir güçlü yoludur.
Eşinizle mutlu bir ilişkiniz varsa da kullanın, yoksa da kullanın. Çünkü kendinizi her iki durumda da daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.
Bazen yolunda gitmeyen ilişkilerimizin de dezavantajlarının yanında, aslında bize gizli avantajlar sağladığını düşünüyor olabiliriz.
Bir ilişki olasılığı var, fakat siz onun peşine düşüp düşmeme konusunda tam emin değilseniz.
Geçmişteki bir ilişkide çözüme gitmek istiyorsanız kullanın.
Rahatlayın. Şimdilerde içinde bulunduğunuz bir ilişkiye, geçmiş bir ilişkiye ya da ideal bir ilişkiye sahip olmaya odaklanarak başlayın.
Soru: Bu ilişkinin sizin için ne avantajı var?
Bu avantajın altında bir onay, kontrol etme, güvence isteme duyusu var mı?
Hangi istek olursa olsun: Onu sadece bırakabilir miydiniz?

Bu ilişkinin sizin için ne dezavantajı var?
Bir onay, kontrol etme, güvence isteme duyusu var mı?
Hangi istek olursa olsun: Onu sadece bırakabilir miydiniz?

İlişkinin bu şekilde olmasının sizin için ne avantajı var?
Bu sizde bir onay, kontrol etme, güvence isteme duyusunu tetikliyor mu?
Onu sadece bırakabilir miydiniz?

İlişkinin bu şekilde olmasının sizin için ne dezavantajı var?
Bu sizde bir onay, kontrol etme, güvence isteme duyusunu tetikliyor mu?
Onu sadece bırakabilir miydiniz?

Açık olan yanıtların ötesine geçmek ve yeni iç görüler kazanmak için bu soru ve serbest bırakma dizilerini en az dokuz kez yineleyin.
Sonra gene yakın bir gelecekte bu işlemi yeniden yapmanızı tavsiye ederim.
Bu işlem sıkışıp kaldığınızı hissettiğinizde ya da daha çok özgürlük deneyimlemek istediğinizde ilişkinin her hangi bir alanını dönüştürme gücüne sahiptir.
Birlik/ayrılık isteğini bırakmak
Ayrı olmayı istemek ve karşıtı bir olmayı istemek, ilişki alanında serbest bırakılacak önemli konulardandır.

Bir ilişkide her zaman yakınlaşmak isteyen bir taraf ve iten bir taraf vardır. Bazen çiftler rolleri değişirler. Ama ilişkinin hangi tarafında olursanız olun, serbest bırakmanız mümkündür.
Yakınlaşma isteğinizi bırakabilirsiniz ve sonuç olarak yakınlaştığınızı görürsünüz.
Ayrı olmak istemeyi bırakabilirsiniz ve ilişki her nasılsa onda rahatladığınızı görürsünüz.
İlişkilerde bir ve ayrı olmak isteme duyunuzu gözlemleyin ve sürekli serbest bırakın.
İnanç değiştirme adımları-21 gün
İlk adımda vermeniz gereken bir karar vardır.
“Ben artık farklı inançlara sahip olmayı, farklı düşünmeyi, farklı bir şekilde hareket etmeyi kabul ediyorum. Hayatımda istediğim değişimleri yapmam için bu, atmam gereken ilk adımdır”.
Bu cümleyi 5 kez sesli olarak tekrarlayın.
İnançlar değişmeden gerçekler değişmez.
Geçmişin hatalarını geleceğe projekte etmeyin.
Örneğin:
Bir iş açtınız ama başarılı olamadınız. Bunun sonucunda vardığınız nokta “Bundan sonra iş açmayacağım, kimseye de güvenmeyeceğim“ şeklinde olmamalı, bunun yerine; “İş açarsam şu konuda, şu şahsa güvenmeyeceğim” olmalıdır.
Şimdi hangi konularda sınırlı inançlarımız var? Tek tek onları belirleyelim.
Aile ile ilgili sınırlı inançlarınız neler?
Para, sağlık, aşk, mutluluk, yetenek, başarı ile ilgili sınırlayıcı inançlarımız neler?
Aklınıza gelen her şeyi “Bu iyi, bu kötü” diye sınırlamadan bulmak gerekir. Sonra gerekirse eklemeler yapmalıyız.
Örnek: Aile ile ilgili bir inanç bulalım: “Benim annem değerlidir”.
Soru: Bu inanç beni kısıtlıyor mu? Beni etkileyen olumsuz bir yönü var mı?
Yanıt: Hayır
Örnek: Annem hep benim iyiliğimi ister
Soru bu inanç beni kısıtlıyor mu?
Yanıt: Evet. Annem her zaman benim iyiliğimi iste; ama onun her zaman iyiliğimi istemesi, her zaman benim için en doğru kararları vereceği anlamına gelmiyor.
Yeni inancım: “Annem benim iyiliğimi ister; ama o da hatalı kararlar verebilir. Bu nedenle anneme güveniyorum; ama benim için istediklerinin iyi olup olmadığına ben karar veririm”.
İşte bu yeni ve özgürleştirici bir inançtır.
Bütün maddelere bakarak yeni inanç listenizi oluşturduktan sonra, bu yeni inançlarınızı bir kâğıda alt alta yazın ve en önemli olan en öncelikli değiştirmeniz gereken inancınızla başlayın. Yazarak evde görebileceğiniz yerlere asın. Sabah ve akşam 10’ar dakika tekrarlayın.  15. günde unutursanız en baştan başlayın çünkü bilinçaltına kesintisiz indirilmesi gerekir. En az 21 gün boyunca bunu sürdürün.
Yeni inancınız tamamen yerleşene kadar bununla çalışın.
Sonra bir hafta ara verip ikinci öncelikli inanç cümlenize geçin ve aynı şekilde en az 21 gün onu çalışın.
İşte değişim yolunda atacağımız ilk adım budur.
Aşka, ilişkilere, evliliğe, paraya, sağlığa, hayatınızdaki insana dair tüm inançlarınızı tek tek sorgulayın.
Arınmak istiyorsanız affetmek zorundasınız.
Affetmek arınmaktır, geçmişin acılarından kurtulmaktır. Kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek ve sevmektir. Hayatınıza iyi ve güzel şeyler çekmek için mıknatıstır.
Kendini sevmeyen, kimseyi sevemez
Kendini sevmeyen kimseyi sevemez. Kimseyi sevemeyeni evren hiç sevmez.
Ben bu konu ile ilgili çok çalıştım; aynaya bakarak evde, defalarca kendime “Seni seviyorum” dedim. Sonra aklıma geçmişte beni üzen bir hatam geldi. Kendimi  “kendimi suçlarken” buldum. Anladım ki bu konuda kendimi affetmemişim.
“Bu hatayı kardeşim yapsaydı ve beni çok üzseydi onu affeder miydim“ diye sordum. Kesinlikle evet. Çünkü onu çok seviyordum. Ama peki neden kendimi affedememiştim. Fark ettim ki kendimi hala yeterince sevmiyordum.
Sonra aynanın karşısına geçtim. Kendime bir süre baktım, yüzümü inceledim, bedenimi, gözlerimi. Sonra gözlerimi kapattım 5 yaşındaki beni imgeledim. Bir de ona baktım; masumiyetine, çocuk gözlerine. Tekrar gözlerimi açtım, ağlayarak kendime şu kelimeleri haykırdım.
“Her şeye rağmen seni çok seviyorum. Tüm hatalarına, tüm saçmalıklarına, tüm korkularına rağmen seni koşulsuz seviyorum”.
O anda kalp çakram açıldı sanıyorum ve kendimi sevmenin doğasını anladım.
Bu konuda çok çalışın: sayfalarca “Kendimi seviyorum” yazın.
Ayna önünde çalışın. Aynaya her baktığınızda kendinizi sevdiğinizi tekrarlayın.
Mevcut duruma değil, olasılıklara odaklanın
Ne istemediğinize değil, ne istediğinize odaklanın. Eğer mevcut durumun sorunlarına odaklanırsanız bunları gözlemler ve bu sorunların olduğu evren modelini gerçeklik haline getirirsiniz. Oysa olasılıklara odaklanırsanız yeni ihtimallerin, olanakların evrenine bir kuantum sıçraması yaparsınız.
Soru: Eğer gelecekte sizi çok harika, çok güzel şeylerin beklediğini bilseydiniz, desteklendiğinize, korunduğunuza inansaydınız, şu anda kendinizi nasıl hissederdiniz?
Harika!
O halde buna inanmaya şimdiden başlayın! Hemen şimdi! Gelecekte sizi harika şeyler bekliyor. Çok güzel imkânlar, olasılıklar doğuyor ve evren sizi tüm gücüyle destekliyor.
Artık her şey zaman meselesidir. Heyecanla o anı bekliyorsunuz. Evrende sizin için yeni olasılıklar doğuyor ve bu tamamlandığında hayatınıza muhteşem şeyler girecek.
Buna inanıyor musunuz?
Yanıtınız evet ise, bu inancınızı korumaya devam edin ve gerisini akışa bırakın.
Eğer yanıtınız hayır ise; odaklandığınız mevcut durumu yaşamaya devam edeceksiniz.
İnançla ilgili sevdiğim bir söz var; “İnanç görmediğine inanmaktır. Mükâfatı ise inandığını görmektir”.
Görmediğine inanabilen, başarabilen, inandığını görür.
Bununla ilgili güzel bir hikâye var;
Bir yerde yağmur duasına çıkarlar ve sadece 5 yaşındaki çocuk yanına şemsiye alır. Gerçek inanç kesindir, şüphe tanımaz.
Peki, her istediğimiz neden olmuyor?
Çünkü gerçekten istemeyi bilmiyoruz. Gerçek isteklerimizin farkında değiliz. Anlık arzularımızı, şartlanmalarımızı, başkalarının bize empoze ettikleri istekleri kendi isteklerimiz sanıyoruz.
Aylardır iş arayan insan örneğine dönersek, gerçekten çalışmak mı istiyor, yoksa iş hayatından kurtulmak mı?
Gerçekten istediği işi bulacağına inanıyor mu? Yoksa “Böyle bir iş bulamam; ama istemesem de herhangi bir işte çalışmak zorundayım” inancına mı sahip.
Eğer gerçekten yürekten inanarak istersek, bu istek mutlaka gerçekleşecektir.
Gerçekten ne istediğinize karar verin!
Bu isteklerin gerçekleşeceğine inanın.
Mevcut koşulları unutun dikkatinizi yeni olasılıklara verin.
İnancınızı koruyun ve mükâfatı alacağınızı bilin.
En önemlisi akışa teslim olun. Siz sadece olasılıklara odaklanın. Yolu belirleyin. Şeyler kötü görünse bile, onları sizin amacınıza ulaşmanız için geçmeniz gereken duraklar olarak görün.
Dışınızda hiçbir şey yok! Siz içinize bakın!
Dış için yansımasıdır. İçinizde ne varsa dışınızda onu yaşarsınız. Eğer hayatınızda bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız, içinizdeki bir şeyleri değiştirmek zorundasınız.
İçinizi değiştirmeden dışınızı değiştiremezsiniz.
Soru: Hayatınızda nelerin değişmesini istersiniz?
Neleri değiştirmek, yapmak isterdiniz.
Elinize bir kâğıt alın ve aklınıza gelen her şeyi yazın.
Şimdi şunları düşünmenizi istiyorum.
Bu isteklerinizi yapmanıza engel olan şeyler nelerdir?
Ne olsaydı bunları başarabilirdiniz?
“Daha fazla okusaydım, daha fazla param olsaydı, annem beni anlasaydı vs “
Şimdi sizden o maddelerin hepsinin üstünü çizmenizi istiyorum.
Defalarca kez çizin, karalayın, okunmaz hale getirin.
Sonra elinize bir kalem kâğıt alın ve şunu yazın!
“Eğer bunları yapmama engel olan içimdeki şeyleri değiştirseydim o zaman yapabilirdim.”
Peki, nedir engelleriniz?
İçinizde ne var ki, istediklerinize ulaşamıyorsunuz?
Buna “Gerçek istek, inanç, odaklanma vs“ bazı yanıtlar var elbette.
Hepsinin toplamı bizi tek bir noktaya götürüyor.
Size engel olan sadece sizsiniz!
O halde kendinize bir iyilik yapın ve kendi önünüzden çekilin.
Kendinizi engellemeyi bırakın!
İçinizdeki o sabotajcının sesini kısın. Bu bir kararlılık meselesidir.
Şimdi bir seçim yapın. Derin bir nefes alın ve gözlerinizi kapayın ve
“Kendi kendimin en büyük destekçisi olmayı ve içimdeki gerçek gücü ……..için kullanmayı seçiyorum..” deyin.  Gerekirse defalarca söyleyin.
“…….” kısmında istediğiniz şeyi söyleyin. Bunu söylerken inançla, güvenle umutla söylemenizi istiyorum.
Gerçekten hissederek söylediğiniz anda içinizde o enerjiyi hissedeceksiniz. Gözleriniz parlayacak, kendinizi çok mutlu hissedeceksiniz.
Yaşamınızdaki hiçbir sorundan dolayı, kimseyi suçlamayın ve sorumluluğu alın. Lütfen şunu hatırlayın; “Siz değişirseniz evren değişir”.
Titreşiminizi yükseltin!
Meditasyon, yoga vs uygulamalarını düzenli olarak yaparsanız titreşiminizi yükseltirsiniz.
Mutluluğunuzu koşullara bağlamayın!
Koşulsuz mutlu olmayı başarmak belki de yaşamınızı değiştirmek için en önemli adımlardan biri olacaktır.
Mutluluk sizinle, sizin aranızda bir meseledir. Mutlu olmak için bir şeyler yapmanıza, bir şeylere sahip olmanıza gerek yoktur. Mutlu olmak içi sadece mutluluk verecek bir yaşam anlayışınız olmalıdır.
Elinizdekilere şükredin. Kimseyi kendinizle mukayese etmeyin.
Mutlu olmak için sadece var olmak yeterlidir.
Seçimlerinizi korkulara göre değil hayallerinize göre yapın.
Korku ile verilen kararlar sizi hapseder, sınırlarınızı çizer. Sizi küçük düşünmeye ve güvenli alanda kalmaya yönlendirir.
Size “Güvenme, sakın, korun, korkmaya devam et “ der.
Engeller bloke eder.
İnançla verdiğiniz hayallerinizi besleyen kararlar ise, sizi destekler, güven verir, umut verir, harekete geçme motivasyonu verir. Size rahatlık ve keyif duygusu verir. Sizin gerçek potansiyelinizin açığa çıkmasına yardım eder. Size büyük düşünme yeteneği ve başarılı olma şevki verir.
Şimdi verdiğiniz bir kararı, seçimi düşünün.
Korku ile mi karar verdiniz, yoksa hayallerinize göre mi?
Peki, neden korktunuz?
Koşullar, başka biri mi, duyduğunuz haberler mi, aile ahlakına uygun davranmamaktan mı?  Neden?
Peki, şimdi senaryoyu kafanızda değiştirin.
O anda korkmasaydınız, hayallerinizi besleyecek bir karar verseydiniz ne olacaktı?
Bilmem, diyeceksiniz belki; ne iyi, ne kötü... Haklısınız ama bilmeniz gereken bir şey var. O da enerjinizi hayallerinize ulaşmak için kullanacaktınız. Belki istediğiniz sonucu alamayacaktınız ama evrene diyecektiniz ki; “Bak, bunun için tüm korkularımı bıraktım. Cesaretle bir adım attım, tüm olasılıklara kendimi açtım; çünkü bunu gerçekten istiyorum”.
Evren de “Cesaretin senin için bir onur, benim için komuttur. Yanındayım ve yolu senin için açacağım” diyecekti. Seçimlerinizi her zaman, hayallerinizi besleyecek inançlara göre yapın! Evren yanınızda olacaktır.
Verin
İnsan yediği kadar değil, yedirdiği kadar doyar. Eğer almak istiyorsanız vermeyi bileceksiniz. Kıtlık ve yoksunluk bilincini bir tarafa bırakın. Vererek ancak artırırsınız.  Paranızı, bilginizi, imkânlarınızı, emeğinizi, zamanınızı, sevginizi her şeyinizi paylaşmaya gönüllü olun. “Bir gün bende olursa veririm” demeyin. Bu tuzaktır!
Siz vermeden gelmeyecektir. Vermeği koşulsuz beklentisiz, sevgiyle yapın.
İşte o zaman bolluk, refah ve mutluluk size gelecektir.

Gönderilen Mesaj Yok